Baran Dicle

İsviçre’nin Lozan kentinde, Kürdistan’ın bağımsızlık referandumunun yıl dönümü dolayısıyla “Kürtlerin Bağımsızlık Arayışı ve Bölgesel Barış” başlıklı konferans düzenlendi. Lozan Kürt Enstitüsü tarafından organize edilen konferans, 27 Eylül 2026’da Mövenpick Hotel’de gerçekleştirildi.

Lozan’da Kürdistan’ın bağımsızlık referandumu konferansla değerlendirildi

Konferansa konuşmacı olarak, Kürdistan Hükümeti’nden Kültür Bakanlığı ataşesi Dr. Salar Osman, Lozan Kürt Enstitüsü Başkanı Necat Zanyar, Enstitü Başkan Yardımcısı Nazile Afkhamî katıldı. Konferansta Kürdistan’ın bağımsızlık arayışı, 25 Eylül 2017’de gerçekleştirilen bağımsızlık referandumu, Kürtlerin ulusal birliği ve referandumun tarihsel ve siyasal sonuçları ele alındı.

Konferans, Kürt ulusal marşı Ey Raqip’in okunması ve Kürdistan mücadelesinde yaşamını yitirenlerin anısına yapılan saygı duruşuyla başladı. Lozan Kürt Enstitüsü Sekreteri Şeyhmus Özdemir, açılış konuşmasında Enstitünün misyonuna ve Kürt meselesinin farklı boyutlarıyla ele alınmasının önemine dikkat çekti.

Dr. Salar Osman: Referandum üç farklı dönem üzerinden değerlendirilmelidir

Konferansın ilk konuşmacısı Dr. Salar Osman, bağımsızlık referandumunun Kürdistan’ın geçmişi, bugünü ve geleceği açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Konuşmasının birinci bölümünde Kürdistan mücadelesinin tarihsel sürecini değerlendiren Osman, Kürtlerin ulusal mücadelesinin bugünlere gelmesinde etkili olan önemli tarihsel dönemeçlere dikkat çekti. Bu kapsamda Şeyh Said hareketi, Şeyh Ubeydullah Nehri, Koçgiri ve Ağrı isyanlarının yanı sıra Seyit Rıza’nın mücadelesine değinen Osman, Kürt siyasi tarihinin farklı dönemlerini değerlendirdi.

Osman ayrıca, Kürt ulusal hareketinin önemli isimlerinden Molla Mustafa Barzani’nin başlattığı hareketi de bu tarihsel sürecin önemli aşamalarından biri olarak ele aldı.

Dr. Osman, Kürtlerin bağımsızlık ve kendi kaderini tayin etme arayışının tek bir dönemle sınırlı olmadığını, farklı dönemlerde farklı biçimlerde ortaya çıkan mücadelenin tarihsel bir süreklilik taşıdığını ifade etti.

Dr. Salar Osman konuşmasının ikinci bölümünü 25 Eylül 2017 bağımsızlık referandumuna ayırdı.

Osman, referandumun yalnızca siyasi aktörlerin aldığı bir karar olarak değil, halkın iradesiyle ortaya çıkan bir sonuç olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Referandum sonucunun Kürdistan’ın dört parçasında yaşayan Kürtler tarafından sahiplenilmesi gerektiğini belirten Osman, halkın ortaya koyduğu iradenin tarihsel önemine dikkat çekti.

Osman ayrıca, referandum sonucunu Kürdistan Bölgesi’nin Referandum dönemindeki Başkanı Mesud Barzani’nin daha önce kullandığı ifadeye atıfla “Kürdistan’ın tapusu” olarak nitelendirdi.

Referandumun yalnızca oy verme süreciyle sınırlı olmadığını belirten Osman, bunun Kürt halkının kendi geleceği üzerinde söz sahibi olma iradesinin bir göstergesi olduğunu ifade etti.

Dr. Salar Osman konuşmasının üçüncü bölümünde ise Kürtler arasındaki siyasi birlik sorununa dikkat çekti.

Kürtlerin birlik içinde hareket etmemesinin, Irak hükümetinin Kürtlerin daha önce elde ettiği kazanımlara yönelik adımlar atmasına cesaret verdiğini savunan Osman, Kürtlerin siyasi ve ulusal birlik oluşturmasının önemini vurguladı.

Dr Salar Osman, Kürtlerin birlik oluşturmasının temel yollarından biri de ortak hafızanın oluşturulmasından geçiyor. Bu hafızanın yalnızca sözlü anlatımlarla değil, yazılı ve görsel belgeler, filmler ve belgeseller gibi kalıcı çalışmalarla gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini belirten Osman, Kürt tarihinin kayıt altına alınmasının önemine dikkat çekti.

Nazile Afkhamî: Doğu Kürdistan’daki gelişmeler

Konferansta konuşan Lozan Kürt Enstitüsü Başkan Yardımcısı Nazile Afkhamî ise Doğu Kürdistan’daki gelişmeleri değerlendirdi.

Afkhamî, özellikle kadın hareketine ve 2017’deki bağımsızlık referandumuna yönelik desteğe dikkat çekti. Doğu Kürdistan’daki Kürtlerin kendilerini ortak bir ulusal kimliğin parçası olarak gördüklerini ve referandum sürecinde bağımsızlık yönündeki iradelerini ortaya koyduklarını ifade etti.

Necat Zanyar: Kürdistan meselesi uluslararası hukuk açısından ele alındı

Lozan Kürt Enstitüsü Başkanı Necat Zanyar ise konuşmasında Kürdistan meselesini uluslararası hukuk çerçevesinde değerlendirdi.

Modern devlet anlayışının ortaya çıkışı, Birleşmiş Milletler sistemi, halkların kendi kaderini tayin hakkı ve yerli halkların hakları üzerinde duran Zanyar, Kürt meselesinin uluslararası hukuk açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Zanyar, serok Mesud Barzani’nin Kürdistan’ın bağımsızlık arayışındaki rolüne de değinerek, Barzani’nin isminin Kürdistan tarihinde bağımsızlık fikriyle birlikte anıldığını ifade etti.

PSK adına Bavê Bengin konuştu

Konferansta ayrıca PSK adına Bavê Bengin de bir konuşma gerçekleştirdi.

Bengîn, konuşmasına Kürdistan bağımsızlık referandumunun yıl dönümünü hatırlatarak başladı ve 25 Eylül 2017’de Kürdistan halkının sandıkta kendi iradesini ortaya koyduğunu belirtti.

25 Eylül referandumunun öneminin yalnızca sandıktan çıkan sonuçla sınırlı olmadığını ifade eden Bengîn, referandumun Kürt halkının kendi kaderini tayin etme iradesini ortaya koyduğunu söyledi.

PSK’nin referandumdan çıkardığı temel derslerden birinin Kürt siyasi güçleri arasındaki birlik ve koordinasyon olduğunu belirten Bengîn, Peşmerge güçlerinin tek bir yapı ve komuta altında birleştirilmesine yönelik adımları da değerlendirdi. Peşmerge’nin Kürt halkının direnişinin sembolü olduğunu ifade eden Bengîn, Peşmerge güçlerinin ulusal, birleşik ve profesyonel bir yapıya kavuşturulması gerektiğini savundu.

Bengîn ayrıca Kürt siyasi, toplumsal ve ulusal güçlerinin farklılıklarına saygı göstererek ortak hedefler doğrultusunda birlikte hareket etmesi gerektiğini dile getirdi.

Konferansta dört parça Kürdistan ve ortak hafıza vurgusu

Konferansın devamında Nvar Maley, Aso Pîrotî, Gul Sairan du söz alarak Kürdistan’ın bağımsızlık arayışı ve 2017 referandumu konusunda değerlendirmelerde bulundu.

Katılımcılar daha sonra referandum ve bağımsızlık konusu hakkındaki görüşlerini paylaştı. Etkinlik kapsamında iki sinevizyon gösterimi de gerçekleştirildi.

Lozan’da düzenlenen konferansta yapılan konuşmalarda, 25 Eylül 2017 referandumunun Kürt siyasi tarihinde taşıdığı anlamın yanı sıra Kürtlerin tarihsel hafızasının korunması, siyasi birlik ve Kürt halkının kendi kaderini tayin hakkı başlıkları öne çıktı.

Vê nûçeyê parve bike

WhatsApp X

← Hemû Nûçe